Çanakkale'yi
Yaşamak
Ana ben gidiyorum.Hakkını helal et bana, küsme, darılma be
anam. Babam gitti, dedem gitti, bende gidiyorum anam hakkını helal et.
Çanakkale'yi yaşamak, hissetmek, gerçekten maneviyatını
anlamak o kadar zor ki,
Cepheye gidiyorum, kilometrelerce aç ve susuz yürüyorum,
yorulmak aklımıza bile gelmiyor, içimizdeki vatan aşkını ilk önce kendimiz daha
sonra bütün dünya görüyor.
Ananın oğluna son vasiyetidir Çanakkale, oğul mezarın olsun
vatanın her köşesi cennettir.
Ölümü bilerek cepheye koşmak ne büyük yüceliktir ve bunu
bile bile cepheye oğlunu gönderen ana ne yüce kadındır.
Oğul, baba ve dede yan yana şehit düşmüş, geride boynu bükük
gözü yaşlı analar kalmış.
Cephe yolunda yürüyorum, yanımda hep kendi yaşıtlarım arada
da kıdemli askerler oluyor, birkaç çavuş, bir kumandan, ve bir sürü şehitle
beraber yürüyoruz, daha ölmeden önce eşyalarımız ailelerimize gitsin diye
toplandı. Kumandana söyledim; kumandamın anamın son vasiyetidir mezarımın
olması, kumandan; sen bizim oğlumuzsun bu yüce vatan için dökülen kanlarınız
heba olmayacaktır asker.
-Heba oldu be kumandanım, unuttular bizi, yattığımız yerin
yolu bile yok kumandanım, ağladı asker susmadan, biz kaybetmişiz kumandanım,
biz boşa ölmüşüz...
Alçıtepe köyüne geldik, sağda solda helalleşen Mehmetler
gördüm. Ah garip anam keşke sende burada olsaydın, keşke daha sıkı sarılsaydım
sana, keşke daha çok koklasaydım cennet kokunu, hiç gitmeyecekmiş gibi öpseydim
seni be anam, korkuyorum...
Gece yürüyüşe çıktık cephe yoluna, üstümüzde yıldızlar, etrafımızda
yeşillikler Zığındere' den geçiyoruz.Geceleri bülbüller ötüyor be anam.
Bülbüllerin gece öttüğünü hiç duymamıştım be ana, yoldan şehitler yürürken
biraz daha içten ötüyorlar, bizi cennete çağırıyorlar bir nebzede olsa
rahatlıyor içim, savaşı görmeden ölümü görmeye başlıyoruz, bir avuç toprakta
deryalar dolusu Mehmet yatıyor yollarda...
Cepheye geliyoruz şehit sayısı gözümün önünde iyiden iyiye
artıyor, artık yaşayan görmek zorlaşıyor, üstümüzde düşman gemilerinin pis
bacalarından çıkan zehirli bulutlar var, hiç susmayan top sesleri ve hiç
susmayan bağırışlar kulaklarımda çınlıyor.
-Çanakkale'yi yaşamak Mustafa Kemal'i anlamak bazen hayat.
Siperler bile güvenli değil, siperlerde kendi pisliğimizde
ölüyor bazılarımız tek kurşun bile atamadan, bazıları açlığa yenik düşüyor,
bazıları da hastalıktan hakkı rahmetine kavuşuyor.
Biz savaşmayı başaranlar şanslıyız, bir düşmanla beraber
gömülüyoruz.
Mehmed' im ölür, kimisi toprağa kimisi yüreğe gömülür,
Biz toprağa gömdükte, yürekte neden kalmadı. Kim unutturdu
onları, kim unutturdu şehidimi bana...
Kim benim mezarımı susuz bıraktı, bir küçük duayı bile bana
fazla gördü.
Göklerde dalgalanan ay yıldızlı bayrağa rengini veren her
bir şehidin bir damla kanını boşa harcayanın diğer tarafta şehitlerin elleri
iki yakasında olacaktır.
Kolay gelinmedi bu günlere, savaşı kazandık ama biz üç nesil
şehit verdik.
Savaşın ardından yapılan bir antlaşma ile düşmanın kazıyarak
geçemediği Çanakkale'yi biz masa da kahpece kaybettik. Şehitlerimiz,
gazilerimiz, analarımız bizi affetsin.
Biz o savaşta, ırkımız, diliniz, dinimiz ne olursa olsun
düşmana karşı tek yürek birleşmiş bir millet vardı. Bizim ruhumuz ve inancımız
vardı. Hepsi bu vatanın evladıydı ve hepsi bu cennet vatanın toprağına düşen
bir karanfildi. Ruhları şad olsun.
Ecdadını unutan kendini de unutur. Biz unuttuk be sizi
Mehmedim affedin bizi, vatan hainiyiz biz...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder